Fıkra etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Fıkra etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Nisan 2011

Pes Doğrusu, Bu Kadarda Çok Hazır Cevaba

Üniversite yemekhanesine giren bir öğrenci tüm yerler dolu olduğundan gidip

üniversite profesörünün oturduğu masaya oturmuş. Profesör kaşlarını çatarak:

" Öküzler ve kuşlar aynı masada oturamaz !

" Öğrenci: " O zaman ben uçtum..." Profesör cevaba çok sinirlenmiş,

sınavda öğrenciye takmış ve sınavı başarısız geçmesi için elinden geleni yapmış. Yanlız sınavda öğrenci tüm soruları mükemmel bir şekilde cevaplamış. Profesör öğrenciye:

" Sana son bir soru soracağım " demiş;

" Yolda yürürken iki çuval bulduğunu hayal et,

birinde akıl var, diğerinde ise para var. Hangi çuvalı alırsın? Öğrenci: " Para olan çuvalı seçerdim..." Profesör: " Ben akıl olan çuvalı seçerdim..." Öğrenci: " Normal ! Kimde ne eksikse onu seçer..." Profesör çok sinirlenmiş,

öğrencinin sınav kağıdında not yerine " Öküz " yazmış. Öğrenci nota bakmadan odadan çıkmış. Bir dakika sonra öğrenci kapıyı aralamış :

" Sayın profesör, imzanızı atmışsınız,

fakat notumu yazmayı unutmuşsunuz." Demiş

17 Şubat 2011

Feministler Kongresi

Dünya feministler kongresinde:

Amerikan Delegesi Hanımefendi kürsüye gelmiş:
—Geçen yılın kararlarını aynen uyguladım.
—Eve gider gitmez kocama:
—Bundan sonra temiz çamaşır istersen kendi çamaşırını kendin yıka. İşte makine orda..' dedim.
—İlk gün bir şey görmedim.
—İkinci gün bir şey görmedim.
-- Üçüncü gün bir baktım makinenin başında sadece kendi çamaşırlarını değil benimkileri de yıkıyor.

Alman Delegesi söz almış:
'Ben de kararımız gereğince kocama:
- Bundan böyle temiz tabakta yemek istiyorsan
kendi bulaşığını kendin yıka' dedim..
— Birinci gün bir şey görmedim.
- İkinci gün bir şey görmedim.
- Üçüncü gün baktım makinenin başında sadece kendininkileri değil benim bulaşıklarımı da yıkıyor.

Üçüncü konuşmacı bizden TÜRK feminist kardeşimiz:
'Türkiye'ye döner dönmez kararımız gereğince kocamla konuştum.

Ona dedim ki:
'Bundan böyle yemek yemek istiyorsan kendin pişirmen gerekecek. İşte mutfak orada..'dedim.
Birinci gün bir şey görmedim.
İkinci gün bir şey görmedim.
Üçüncü gün sol gözüm biraz açılır gibi oldu hafiften görmeye başladım ...

1 Şubat 2010

Kör Pilot

Yolcular uçağın yanında otobüsten inmişler...
Bavullarını gösteriyorlar.
Bir bakmışlar uçak şirketinin minibüsü yanlarında durmuş.
İçinden kaptan pilotla yardımcı pilot inmişler...
Ancak yolcular fena halde şaşırmışlar. Nasıl şaşırmasınlar?
Kaptan pilotun elinde bir beyaz baston. Kolunda üç noktalı bant...
Yardımcı pilotun elinde bir köpek tasması.
Tasmanın ucunda da bir köpek...
Sağa sola çarparak öylece ilerliyorlar uçağa...
Günlerden 1 Nisan değil ama,
'şaka herhalde' demiş yolcular... Doluşmuşlar uçağa.
Uçak pistte hızla ilerlemeye başlamış. Yolcuların gözleri camda.
Uçak hızlanmış... Yolcular endişelenmeye başlamışlar.
Uçak daha da hızlanmış. Pistin sonu hızla yaklaşmaya başlamış.
Uçak iyice hızlanmış... Yolcular paniklemiş, dua etmeye başlamışlar.
Uçak son hıza ulaşmış. Bu arada pistin sonuna da ulaşılmış...
100 metre sonra beton pistin bitip çimlerin başladığını gören yolcular
dehşet içinde çığlığı basmışlar...
Tam o anda da kaptan pilot levyeyi sonuna kadar çekmiş.
Uçak tam pistbiterken tekerleklerini yerden kesmiş, havalanmış.
Kaptan pilot arkasına yaslanmış, derin bir nefes almış
ve yardımcıpilota dönmüş:- Biliyor musun?
Bir gün çığlık atmakta gecikecekler ve hep birlikte
geberip gideceğiz diye korkuyorum!...'

13 Kasım 2009

Banka Soyguncusu

Soyguncunun biri bir bankaya girmiş.
Çekmiş silahını havaya ateş etmiş.
Herkesin yere yatmasını istemiş.
Kasalardaki paraları toplamış ve kapıya doğru yönelmiş.
Tam çıkacakken oradaki bir adama sormuş:
'Beni gördün mü ?'
Adam şaşkınlıkla 'Evet gördüm.' deyince
çekmiş tabancasını adamı alnından vurmuş.
Tam tekrar kapıya hamle etmiş ki
kapının yanında bir karı koca duruyor.
Adama sormuş:
'Beni gördün mü ?'
Adam gayet soğukkanlı bir şekilde yanıtlamış:
'Valla ben hiçbir şey görmedim,
ama benim hanım gördü sanıyorum

22 Eylül 2009

Temel Astronot Olunca


Temel emri altındaki astronotları yanına çağırıp, ertesi gün çıkacakları Mars yolculuğu hakkında son talimatları verir ve bu zor yolculuğun öncesinde uyumak üzere evlerine gitmelerini söyler. Her iki astronot da, talimata uyup evlerine giderler. Dursun tam uyumak üzereyken telefon gelir. Arayan Temel'dir."Alo, Dursun. Ben Temel. Uyudun mi?" "Henuz deyil.""Pen çok heyecanliyum. Uyku tutmadi. Sağa da uyarsa, penumle pirlikte içmeye ne dersun? Uzun sure içki içemiyeceğuz...""Ok.Bir saat sonra Temel ve Dursun buluşurlar, bir bara girip içki söylerler. Barmen tam içkiyi verirken ikisine de dikkatlice bakar."Hey men. Sizi tanıdım. Yarın Mars'a gidecek astronotlarsınız. Size içki verdiğim ortaya çıkarsa bir daha Dallas'ta ekmek yiyemem ben. Kusura bakmayın."Temel ve Dursun barmenle tartışmalarına rağmen o barda içki içemezler. Başka barlarda şanslarını denerler; ama TV proğramlarını sürekli izleyen barmenler onları her seferinde tanırlar ve içki vermeyi reddederler. Marketler de kapalıdır.Tam eve dönmeye karar verdiklerinde Dursun'un aklına bir fikir gelir."Yahu Temel, pizum uzay roketine koyduklari yakitin kokusuni hatirlayi misun ayni viski gibiydi. Istiysen ondan icelum."Birlikte uzay üssüne girerler. Kontrol etmek bahanesiyle yakıt tankının yanına gelirler. Kimse şüphelenmez. Temel ve Dursun yakıt tankından aldıklari yakıttan birer ikişer kadeh içerler; sonra da evlerine giderler.Dursun tam uyumak üzereyken telefon çalar. Arayan yine Temel' dir."Alo Dursun. Yine pen. Rahatsiz ettum ama kusura pakma. Sağa pi şey sormak istiyrum Karnin ağriyi mi?""Heee... Hem de çok.
""Peçi. O zaman sakin osurayum teme.
Seni TOKYO'dan arayrum."

24 Mayıs 2009

Jim ile Mary - Fıkra

Jim ile Mary akıl hastanesinde iki hastadır. Bir Gün hastanenin yüzme havuzunun etrafında dolaşırken Jim aniden suya atlayıp en dibe batar. Bunu gören Mary hemen ardından atlar ve dibe kadar yüzüp Jim'i kurtarır. Tabii Mary'nin bu kahramanca davranışı hastanede olay olur. Bunu duyan başhekim de Mary'nin artık iyileştiğini düşünüp, hastaneden derhal taburcu edilmesi emrini verir. İşlemler yapılır, belgeler çıkartılır, Başhekim ayni gün Mary'nin yanına gider:
Mary, sana bir iyi bir de kötü haberim var. İyi haberim, yaptığın kahramanca davranıştan ötürü anladık ki akli dengen tamamen yerinde ve böylece hastanemizden taburcu oluyorsun. Kötü habere gelince, kurtardığın hasta, Jim, intihar etmiş. Az önce odasının banyosunda kendisini asmış bulundu.
Mary gayet sakin yanıt verir: aaa intihar falan etmedi ki. Ben onu Astım kurusun diye..

17 Mayıs 2009

Akıl Hastanesi - Fıkra

Arabanın lastiği tam akıl hastanesinin önünde patlar.
Adam arabayı kenara zor yanaştırır.
Sonraki işlem malum... Kriko, stepne, bijon anahtarı ve tekeri söker.
Ama söktüğü 4 adet bijon, yuvarlanıp yağmur mazgalına 4'ü de düşer.
Mazgal açılır gibi değil, Bijonlar görünmüyor bile.
Adam bir sağına bakar, bir soluna bakar, çaresiz kaldırıma çöker.
Olayı en başından beri akıl hastanesinin demir parmaklıklı
penceresinden izleyen bir deli, seslenir;
Ula salaaak! Sen ne yapıyorsun orda öyle?
Sorma birader, lastik patladı ve değiştirirken bijonları mazgala düşürdüm. Düşündüğün şeye bak! Diğer lastiklerden birer tane bijon çıkar.
Hepsi 3 bijonlu olsun. Seni, Lastikçiye kadar idare eder.
Adam hemen denileni yapar,
Ve akıl hastanesindeki deliye seslenir:
Senin ne işin var tımarhanede?
Cevap müthiştir...
Biz burada delilik'ten yatıyoruz kardeşim,
Salaklık'tan değil....

3 Mart 2009

Göz Damlası

Doktor, hastabakıcı olan Temel'i çağırdı..
'Yarın ava gidiyorum, ama muayenehane kapansın istemiyorum.
Sen hastalarla ilgilen. Ben arada arar, kontrol ederim' dedi..
'Merak etmeyin doktor' dedi, Temel.
Doktor ertesi gün akşama doğru telefon etti.. 'Ne var ne yok?..
'Üç hasta geldi bugün.. İlkinin başı ağrıyordu, ASPİRİN içirdim.
'Harika Temel' dedi, doktor.. 'İkincisinin midesi yanıyordu.. TALSİT verdim..
'Bravo.. Bravo Temel.. Harikasın!.. Ya üçüncü?..
'Doktor, masada oturuyordum. Kapı çarparak açıldı, içeri fırtına gibi bir kadın girdi..
Alev alev yanıyor gibiydi. Hızla soyundu muayene masasının üzerine yattı ve bağırdı: 'Bana yardım et. Beş yıldır erkek yüzü görmedim.
'Eee.. Sen ne yaptın, Temel?..
'Gözüne VİSİNE damlattım doktor.

21 Şubat 2009

Fanatik Fenerli

Adam, Şükrü Saraçoğlu'nda yerini almış.
Aldığı bilet tribünün en uzak köşesinde.
Yerine oturmuş birinci devreyi güç bela seyretmiş.
O arada ön tarafta tam ortada bir koltuğun boş olduğunu fark etmiş.

Devre arasında sıralar arasından geçip o boş yere ulaşmış.
Yan koltuktaki adama sormuş:
- "Burası boş mu?"
- "Boş, demiş adam..."
- "Nasıl oluyor bu tıklım tıklım dolu stadda boş yer kalmış..."
- "Orası benim eşimin, demiş adam, aylar önce bu maç için almıştık.

Ama eşim vefat etti..."
- "Çok üzüldüm, demiş bizimki, ama dost ve akrabalarınızdan birine neden vermediniz bileti ?"
- "Onların . hepsi şu anda cenazede,

30 Ocak 2009

Kadın Zekası

Image Hosted by ImageShack.us
Ekrem işten çıkmadan önce karısını evden arar;
Tatlım , patron bir kaç arkadaşıyla beraber
komsu vilayetteki büyük gölde balık avlamaya gidecek,
benim de gelmemi istiyor.
Bu hafta sonunu orada geçireceğiz.
Bu benim terfi almam için iyi bir fırsat.
Benim için yeteri kadar giysi ve olta takım çantamı hazırlarmısın?
Direk ofisten çıkacağız ve geçerken evden çantaları alırım.
Ha, yeni ipek mavi pijamamı da koymayı unutma.
Karısı biraz işkillenir.
Fakat kocasının istediklerini de yapar.
Hafta başında adam eve gelir, biraz yorgundurama iyi gözükmektedir.
Karısı onu karşılar ve çok balık tutup tutmadığını sorar.
Ekrem: Ha, evet epey balık tuttuk. .
Fakat sana söylediğim pijamayı çantaya koymamışsın.
Karısı: Oltanın bulunduğu takım çantasına koymuştum.

23 Ocak 2009

Kırmızı Işıkta Tam Gaz

Kırmızı ışık
Adamın birini kırmızı ışıkta geçtiği için polis durdurmuş, adamdan ehliyet ruhsat istemiş. Adam da "Yanımda yok, arkadaşın evinde içiyorduk, sanırım fazla kaçırdım, biraz sarhoşum orada unutmuş olmam lazım" demiş.. Polis dumur olmuş tabii..Kırmızı ışık, alkol, ehliyet ruhsat yok...Gitmiş komiserine durumu anlatmış... Komiser gelmiş adama ehliyet ruhsat sormuş, adam çıkartıp uzatmış hemen. Komiser şaşırmış tabiii... Alkol metreyi çıkarıp üfletmiş, adamda zerre alkol yok... Şaşırmış tabi.. "Yaw memur bana sizin alkollü olduğunuzu ve ehliyetinizin yanınızda olmadığını söyledi" demiş. Bizim uyanık dönmüş komisere.. "Siz ona aldırmayın, pek iyi değil galiba.. Birazdan size kırmızı ışıkta geçtiğimi filan da söyleyebilir"

10 Ocak 2009

Şerefsiz

Aşırı sinirli biri, havalimanında check-in bankosu'ndaki ilgili memura hak etmediği halde, etmediği hakareti bırakmamış..
Müşterinin abartılı kabalığı karşısında, banko memuru sakin ve güleryüzlü bir şekilde davranıyor, hiç cevap vermeden işine devam ediyormuş..
Adam işi bitip gidince, bir arka sıradaki müşteri,
"Sizi tebrik ederim..!" demiş memura,
"Hiç tahrike kapılmayıp nezaketinizi sürdürdünüz..
Ama bu kadarı da yanlış.. Yapabileceğiniz bir şeyler olmalı..
"Olmaz olur mu, var efendim.." demiş,
Memur gülümseyerek,
"Şerefsiz New York'a gidiyor, bavulları Berlin'e..

14 Aralık 2008

Aslanın yıllık izni

ASLAN yıllık izine gidecekmiş.
İzine gitmeden önce; 'Hareketlidir, hızlıdır, ormanı dolaşıp gelince bana rapor verir' diye düşünüp vekaletini tavşana bırakmış.
Bunu tüm hayvanlara 'e-mail' atıp bildirmiş. 'Tavşan vekilimdir, ona saygısızlık ederseniz bana etmiş sayılırsınız, geldiğimde hesabını sorarım' diye yazmış.
Tavşan, ertesi gün büyük havalarda ve çalımla ormanda dolaşmaya başlamış. Bakmış Kurt dereden su içiyor. Yanına yaklaşıp sataşmış. Kurt öfkeyle geriye dönmüş, bakmış ki tavşan, mail aklına gelince gıkını çıkartmadan 'La havle ve la' çekip yürümüş.
Biraz daha gitmiş, bakmış Fil ağaçtan meyve kopar! ıp yiyor. Ona da yaklaşıp sataşmış. Fil kendine sataşanı? ezmek üzere dönmüş, bakmış ki tavşan, maili de düşünüp vazgeçmiş.
Tavşan biraz daha gitmiş, bakmış Ayı kovandan bal yiyor. Gidip ona da sataşmış? Ayı bir hışımla dönüp tavşanı yakalamış, eşek sudan gelinceye kadar dövmüş. Tavşan, yalpalaya yalpalaya yürürken bir yandan söyleniyormuş;
'Ayı oğlu ayı yine maillerine bakmamış'

1 Aralık 2008

Zeki Kadın

Bir kadınla bir adam ayrı ayrı arabalarında giderlerken çarpışırlar
İkisinin de arabası mahvolur ama şans eseri ikisi de hiç yara almadan kurtulur. Arabalarından sürünerek çıkarlar ve kadın adama bakıp: -
Çok ilginç! Sen erkeksin ben de kadın. Arabalarımız mahvoldu ama ikimize de hiçbir şey olmadı. Bu belki de tanışıp, dost olup, hayatımızın sonuna kadar huzur içinde birlikte yaşamamız için bir işarettir' der.
Müthiş heyecanlanan adam: - Evet, galiba haklısın' diye cevap verir.
Kadın şaşkınlıkla: - 'Bak, arabam hurdaya döndü ama bir şişe şarap sapasağlam.
Bu kesin bir işaret. Bu şarabı içip şansımızı kutlamalıyız' derken, şarap şişesini adama uzatır. Adam şişeyi alır, açar ve yarısını içip kadına verir. Kadın hemen şişenin mantarını kapatıp adama geri verir. Bunun üstüne adam sorar: - 'Sen içmeyecek misin?'
Kadın cevap verir: - 'Hayır, ben polisi bekleyeceğim!' :))

24 Kasım 2008

Agop ile Eleni

Agop ile Eleni evlenmişler ve cicim ayları bittikten sonra Agop eve gelip koltuğuna kurulur kurulmaz, gazeteyi yüzüne çekip Eleni'yle hiç ilgilenmez olmuş.

Günlerden bir gün Eleni Agop'tan ilgi beklentisi ile;

-Bre Agoppp! Mutfagin penceresi bozuldu, yaparsinnn ...?

Agop , gazeteyi yüzünden indirmiş, gayet sinirli bir şekilde;

-'Niye, ben pencereciii ...?'

Ertesi gün Eleni yine ilgi görmek umuduyla,

-'Bre Agoppp, mutfakin muslugu bozuldu yaparsiinnn ...?

-'Niye ben muslukciii.. .?'

Bir sonraki gün

-'Bre agoppp, tuvaletin sifoni bozuldu, yaparsiinn ...?

-'Niye ben pokcii...?

Ertesi gün eve gelen Agop bi bakar herşey tamir edilmiş !

-' Kuzum Eleni bunlari sen yaptinn..?'

-' Yooo...'

-' Ee kim yapti peki ?'

"Bilirsin, kapici Abdurrezzak' in bende gozi vardir, yaparsin? dedim,o da dedi yaparim, ama bi sartla..'

Agop merak içinde sorar,

-'Neymis ..?'

-'E,dedi bana, ya benimle yatarsin, yada bi pasta yaparsin !!!'

Agop rahatlar,

-' Peki kuzum, ne pastasi yaptin?'

Eleni sinirlenir;

-'Niye ben pastaciii ..!

20 Kasım 2008

Papaz ve Zangoç

Kilise'nin papazı zangoçun karısına kötü gözle bakmaya başlar.
Zangoç fark eder ama bir şey elinden gelmez.
Papaz işi biraz ileri götürünce,
zangoç dayanamaz ve papazın değerli şaraplarını içmeye başlar.
Papaz bakmış şaraplar eksiliyor, takip eder, zangoçun yaptığını öğrenir.
Seslenir.. Zangoç efendi, uzun zamandır günah çıkartmıyorsun,
Doğrudur sayın peder işler işte der. Papaz - olmaz öyle, geç bakalım kafese.
Papaz sorar? zangoç Papazı n şaraplarını kim içoor?
Duyulmoor.-Yahu nasıl duyulmaz? Duyulmoor işte
Papaz daha yüksek sesle, Zangooç papazın şarapları kim içooor,
Duyulmooor, Nasıl duyulmaz aramızda bir karış yok, Buradan duyulmoor işte,
peki yer değiştirelim sen seslen birde bakalım, Zangoç ve papaz yerdeğiştirirler,
zangoç ses denemesi için sorar? Papaz efendi Zangoçun karısına kim asıloor?
Papaz cevap verir, Hakket duyulmoor.

11 Ekim 2008

Pilot

Türk Havayolları İstanbul-Wien seferini yapan uçakta inişe dogru Pilot anons eder:' Sayın yolcularımız 25 dakika sonra Viyana havalimanına iniş yapacağız, hava parcalı-bulutlu 15 dereceee ........AMAN ALLAHIM..... ........' !....!!!

Ve anons o anda kesilir. Bütün yolcular panik halindedir. Ortalık çalkalanır.Bir kaç dakika sonra, ki bu yolcular için sanki yıllar kadar uzun sürmüştür;

Pilot: ' Sayın yolcularımız, kusura bakmayın sizleri korkuttum ama hostes yanlışlıkla üstüme bir fincan sıcak kahve döktü, canım cok yandı, pantalonun ön kısmını bir görseniz!'

Arka sıralarda oturan bir yolcu bağırarak: 'O da bir şey mi, sen bizim pantalonların arka kısmını bir görsen'....!! !!

10 Ekim 2008

Tiryaki Temel


Temel'le bir adam parkta oturuyormuş.
Temel de sigara içiyormuş.
Adam dumandan rahatsız olmuş.
Dönmüş Temel'e ve sormuş.
- Kaç yıldır sigara içiyorsun?
Temel cevap vermiş;
- 30 yıl?
Adam başlamış nasihata:
- Bak 30 yılda sigaraya verdiğin parayı biriktirsen
şu karşıdaki lüks villa ve önünde
duran son model araba senin olabilirdi.
Temel dönmüş ve sormuş:
- Sen sigara içiy musun?
Adam cevaplamış:
- Ben hiç sigara içmedim.
Temel tekrar sormuş:
- Peçi şu villa ve lüks araba senin mu?
- Hayır !Temel eklemiş:
- Fazla konuşma o zaman? onlar penum...

28 Eylül 2008

Emniyet Kemeri - Dj_Engin

Emniyet Kemeri
Nişantaşı-Kadıköy dolmuşu için bekliyoruz.
Bir taksi geliyor dolmuş yerine.
Ön koltuğa oturan kadın
Her normal insan gibi emniyet kemerini takıyor.
Ancak şoför amcamız emniyet kemerinin
İyice ortaya çıkardığı dekolteye
Bakmaktan yola bakamadığı için
Bir müddet düşünüyor ve içini çekerek kadına sesleniyor.
'Abla, çıkar emniyet kemerini,
Böylesi daha emniyetli hepimiz için.'

19 Eylül 2008

Katolik Yahudi

Vaktinde Yahudi bir adam koyu Katolik bir mahalleye taşınmış.
Çok süregeçmeden mahalledeki herkes adama gıcık olmaya başlamış. Katolikmezhebinde cuma günü et yenilmez, balık yenir. Lakin bu Yahudi arkadaş her cuma vur patlasın çal oynasın barbekü yapıyormuş.
Önce uyarmışlar, bir ise yaramamış. Sonra tehdit etmişler adamı. Adam da Katolik olmaya karar vermiş.
Hemen adamı bir papaza götürmüşler. Papazadamın üzerine kutsal su serpmiş ve: --- Yahudi olarak doğdun, Yahudi olarak büyüdün, simdi Katoliksin,demiş.
Tören bitmiş. Herkes rahat bir şekilde evlerine dönmüş. Lakin sonraki cuma tüm mahalleyi yine barbekü kokusu sarmış. Katolikler hışımla adamın evine koşmuşlar ve su manzarayı görmüşler;
adam mangaldaki etlerin üzerine su serpiyor ve: ---
İnek olarak doğdun, inek olarak büyüdün, simdi balıksın...