31 Mart 2009

Güneştin - Ceyhun YILMAZ

Bir sızı gibi geliyor uzaklardan sesin
Fakat değil..nedense kalbim ağrıyor
Yoldan gelip geçenler şaşkın
İki yıldız alıyorum gökyüzünden ödünç..göğsüme tutuyorum utanarak
Seni görüyorum bir an..görüyorum ve inanamıyorum
Evet! görünce inanamadım..
Tabiki çok güzel olmalıydın fakat sadece bakışlarınla kalbimin ritmini değiştiremezdin Naptın..naptın! !
Öldürür gibi baktın Bir tatlı sevinçti gelişinin heyecanı.. YÜREĞİMDEYDİ.. Gökyüzünden süzüldü, bana doğru yaklaştı..beni seçmişti..
Dudaklarıma dokundu, dudaklarımı ıslattı... Ama GİTTİ! !
Bir serseri YAĞMUR DAMLASIYDI!
Bulutların arasından gördüm sapsarı saçlarını
Baktığım her an kaygı duydum
Sanki kaybolup gidecektin Her an kaybedişimin heyecanı yüreğimdeydi
Hep kaybetmişitm, bugün de mi?
Her dakika gözümün önünde olman için dua ettim
Ama gitmedin..yüreğimdeki sevgiyi bitiremedin
Benim de olmadın...
Yaklaşmaya çalıştım... yandım.. GÜNEŞTİN! ! ! !
Ceyhun Yılmaz

27 Mart 2009

Üşüyorum - Muhsin YAZICIOĞLU


Üşüyorum - Muhsin YAZICIOĞLU

MP3 Şiir



Bir coşku var içimde bu gün kıpır kıpır

Uzak çok uzak bir yerleri özlüyorum

Gözlerim parke parke taş duvarlarda

Açılıyor hayal pencerelerim

Hafif bir rüzgar gibi süzülüyorum

Kekik kokulu koyaklardan aşarak

Güvercinler ülkesinde dolaşıyor

Bir çeşme başı arıyorum

Yarpuzlar arasında kendimi bırakıp

Mis gibi nane kokuları arasında

Ruhumu dinlemek istiyorum

Zikre dalmış her şey

Güne gülümserken papatyalar

Dualar gibi yükselir ümitlerim

Güneşle kol kola kırlarda koşarak

Siz peygamber çiçekleri toplarken

Ben çeşme başında uzanmak istiyorum

Huzur dolu içimde

Ben sonsuzluğu düşünüyorum

Ey sonsuzluğun sahibi, sana ulaşmak istiyorum

Durun kapanmayın pencerelerim

Güneşimi kapatmayın

Beton çok soğuk, üşüyorum...

Muhsin YAZICIOĞLU

26 Mart 2009

Gökte Ay ve Güneş

Gözlerine düşen yaşlar
sadece sevinçten olsun
uzak olsun senden acılar
gönlün huzurla dolsun
Her yeni yıl daha da çok
daha da çok güzelleş
sana yar olsun
gökte ay ve güneş
gökyüzü kıskansın
denizler perişan kalsın
o yeşil gözlerin aaahhh
görenin aklını alsın
rabbim versin sevdiğim
dileklerin gerçek olsun
güller kıskansın seni
tenin mis gibi koksun
geceleri uykunda
tatlı aşkım ol
kulaklarda çınlanan
aşkın sesi ol
her yeni yıl daha da çok
daha da çok güzelleş
sana yar olsun gökte ay ve günes
(yeşil gözlüme)
Alıntı

23 Mart 2009

Türk Kadınının Görevleri

Birinci vazifen bulaşık, çamaşır ve kocana sahip çıkmaktır.
Mevcudiyetinin yegane temeli budur.
Kocan en kıymetli hazinendir.
Seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek kaynanan ve görümcelerin olabilir. Birgün evliliğini kurtarmak mecburiyetine düşersen vazifeye atılmak için bulaşık ve çamaşırı düşünmeyeceksin.
Bu durum elektriğin ve suyun kesildiği anda ortaya çıkabilir.
Evliliğine tecavüz etmek isteyen
kaynanan görümcelerin ve hayatta emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler.
Hayatta kılıbık kocan zor bir ihtimalde olsa da başka bir bayana göz dikmiş olabilir. Aileniz fakru zaruret içinde harap ve bitap düşmüş olabilir.
Ey asil Türk kadını işte bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen yuvanı kurtarmaktır. Anasının kuzusu olan kocanı adam etmek senin elindedir.
İhtiyaç duyduğun merdane dolabın sol üst köşesinde saklıdır

22 Mart 2009

Sil Dedin, Yırttım

Artık prangalara vurulmuş
Yazarı unutulmuş
Tozlu raflar da bile görünmeyen
Eski bir türküsün dilimde.
Zamanmıydı sence bizi birbirimize boğan
Yağmurmuydu hayallerimize şimşeklerle yağan
Hiç bitmeyecektide aslında,
Bizmiydik sebeplerimizi soramayan
Yalnız ağlayan
Ama bir türlü hıçkıramayan
Tutsaklığımızı demir parmaklar boşluğunda yaşayan biz…
Hep kendimizi kandırmışız oysa.
Sigara dumanlarında harcamışız bu aşkı
Bir nikotin misali çekmişiz içimize bizdeki bizsizliği
Tam olduğumuzu düşündüğümüzde
Olgunluktan düşmüşüz dalımızdan koparak
Toparağa karışmışız.
Sahi sevmişmiydin ikimizi?
Yoksa güzel bir türkünün o akışkan tadımıydı sadece beraberliğimiz
Notalarda mı bulduk kaybolmuşluğumuzun ruhsuz aydınlığını
Ellerin sıcaktı Lakin bir türlü yakmıyorlardı
Gözlerin okyanuslarda cayır cayır ateşti Bakmıyorlardı.
Bakacakmış gibi sustun hepAcizliğimi kırbaçlayan zalimliğine yazdım hep
Nerde ağlayan birini görsem seni andı bana
Hiçbir güzellikle kıyaslanamazdı gülüşün
Hiçbir yola denk değildi ömrüme iz sürüşün
Beni sana götürüşün, hiçbir yola denk değildi.
Belki de an acı mirastı bıraktığın geceler
Yıldızlar küs, ay küs, el ele oturduğumuz banklar küs…
Gelebilirdin, gittin
Anladımki gelebilme ihtimalin cayır cayır yanan çölde bir serapmış
Ve yine anladımki seni sevmek hak dininde harammış.
Ben sana yaşamıştım ama sen kime üşüdün bilmiyorum
Bu günlerde yaşayan ölü terimini kendime yakıştırmam ondan
Canımı daha fazla acıtışın bu gün doğmuş olman
Şairler ölüdür derler
Bir ölü ne kadar kutlayabilirse yaşayan bedenini
Okadar kutluyorum doğum gününde seni
Kutluyorum beni aynı gün bırakıp gidişini
Sadece unutma unutulmuş bir türküsün dilimde
Sende farklı değilsin
Şimdi seni benden sök!
Sormuştum ya ‘’yazayımmı?’’ diye. . .
‘’Sil!’’ dedin Yırttım. .
Alıntı

15 Mart 2009

Bir Gece Vakti

Herşeyi boş vermiş salmışım kendimi.
Açılmışım engin denizlere,açmışım sonuna kadar yelkenlerimi.
Yüreğimi bıraktığım o büyülü gözlerinde.
Kaybolmuşum bir gece vakti.
.
Suskunluğa bürünmüş denizlerde saklı düşlerim.
Bilmem nezaman uyanırda kendime gelirim.
Yanan ateşlerde bulmuşum kendimi.
Herşeyden habersiz bir gece vakti.
.
Kanım çekiliyor,üşüyor ellerim.
Kimbilir belkide ruhumu terkediyor bedenim.
Gözlerimi açtığımda sensiz bir dünyada buldum kendimi.
Seviyorum desemde duyan olmadı sesimi,
herşeyden uzak bir gece vakti.
Alıntı

10 Mart 2009

Bensiz üşüyorsun - Erdi UZUN


Bensiz üşüyorsun diye hala sana yanıyorum.Yanıyorum çünkü çok seviyorum.Eskiden kalma bir ateş köz tutmak üzereyken bir odun daha atıyorum seni düşünürken ve ben hala sana yanıyorum.
.
Sebebi yok sensizliğimin tadı yok sensizliğin alamıyorum seni yüreğimden söndüremiyorum içimdeki yangını sevemiyorum bir başkasını ve ben hala sana yanıyorum.
.
Dünyamı aydınlatan güneşimin önüne ay geçiyor karanlık kalıyor yine dünyam ışık gelmiyor.Ay güneşe tutuluyor bende sana.Ben hala sana yanıyorum aslında.
Bizde öyle olmamış mıydık ben sebepsiz yere yaşarken sen güneşimin önüne geçip kalbimi çalmadın mı ve ben sana tutulmadım mı.uyduğuma göre ben yokken çok üşüyormuşsun merak etme sevdiğim ben hala sana yanıyorum.
.
Çözemiyorum günü birlik sevgileri.Anlam veremiyorum sahtelerine aşkın.Aklım almıyor bitişlere.Ne anlamı kalıyor ebedilerin.Baksana bana aradan kaç zaman geçmesine rağmen hala sana yanıyorum ve ben hala seni çok seviyorum.
.
Bir bulut olsam yağarım sana
Rüzgar olsam uçup gelirim aşkıma
Güneş olsam doğarım her sabah yanına
Senin ıskamda uyansam her sabah yanında
Ben hala yanıyorum sana
.
Seviyorum aşığım anlasana
Perişan oldum ben buralarda
Çıkıp gel ne olur tez zamanda
Ben hala yanıyorum sana
.
Toprağın yağmura aşkı gibi aşığım ben sana
Nefes almak gibi bir şey bu aslında
İstiyorum olmak hep yanında
Ben hala yanıyorum sana
.
Sevmek bir kişiyle bir şeyleri paylaşmak demektir.Sevmek o kişiyle nefes almak o kişiyle yaşamak demektir.Sevmek sevdiğin uğruna her şeyi göze almak onun için her şey göğüs germek yaşamak demektir.Sevmek günü birlik bir şey değil EBEDİDİR.
.
Erdi UZUN

3 Mart 2009

Göz Damlası

Doktor, hastabakıcı olan Temel'i çağırdı..
'Yarın ava gidiyorum, ama muayenehane kapansın istemiyorum.
Sen hastalarla ilgilen. Ben arada arar, kontrol ederim' dedi..
'Merak etmeyin doktor' dedi, Temel.
Doktor ertesi gün akşama doğru telefon etti.. 'Ne var ne yok?..
'Üç hasta geldi bugün.. İlkinin başı ağrıyordu, ASPİRİN içirdim.
'Harika Temel' dedi, doktor.. 'İkincisinin midesi yanıyordu.. TALSİT verdim..
'Bravo.. Bravo Temel.. Harikasın!.. Ya üçüncü?..
'Doktor, masada oturuyordum. Kapı çarparak açıldı, içeri fırtına gibi bir kadın girdi..
Alev alev yanıyor gibiydi. Hızla soyundu muayene masasının üzerine yattı ve bağırdı: 'Bana yardım et. Beş yıldır erkek yüzü görmedim.
'Eee.. Sen ne yaptın, Temel?..
'Gözüne VİSİNE damlattım doktor.

1 Mart 2009

Diyemiyorum - Mümin TÜRÜT


İsyanlar dilime hiç yakışmıyor,
Beddua etmeye kıyamıyorum,
Gönlüm şimdi bana hesap soruyor,
Artık elin oldu diyemiyorum.
.
Çekip de gitmişsin haber vermeden,
Hiç bir şey gelmiyor şimdi elimden,
Kendime bin lanet düştü dilimden,
Sana lanet olsun diyemiyorum.
.
Ayrılık bir bilsen nasıl da yordu,
Gönlüm ne söyledi ne de unuttu,
Gururum dilime kilidi vurdu,
Geri dön ne olur diyemiyorum.
.
Çökse de üstüme bin bir acılar,
Yaksa da ateşler, yıksa anılar,
Ben böyle biriyim bende gurur var,
Seni seviyorum diyemiyorum..
Mümin Türüt