28 Kasım 2008

Gece Nöbeti - M. Mungan

Daha az seviyorum seni.. Giderek daha az.. Unutur gibi seviyorum.. Azala azala.. Aramızdaki uzaklığın karanlığında..
Geceler kısalıp..gündüzler uzuyor öyle olunca.. Daha az seviyorum seni.. Kendini iyileştiren bir yara gibi.. Daha az.. Ve zamanla..
Sen geceyi tutuyorsun..ben nöbetini.. Uzak dağ kışlalarında.. Görmüyoruz birbirimizi.. Usul usul sis iniyor.. Kopmuş yollara.. Işığı hafif..uykusu ağır koğuşlarda üzerini örtüyorum senin.. Bir çığ gibi büyüyorsun rüyalarımda.. Sevgilim sevgilim Yıldızları daha büyüktür bazı gecelerin Nöbet kadar yalnızken öğreneceksin bunu da..
Artık daha az seviyorum seni.. Unutur gibi..ölür gibi daha az.. Yeniden ödetiyorum kendime Onca aşkın öğretemediğini.. Kolay değildi.. Yalnızca sevgilimi değil..evladımı da kaybettim ben.. Kaç acı birden imtihan etti beni.. Bir tek gece vardır insanın hayatında.. Ömür boyu sürer nöbeti.. Bu da öyleydi.. İyi ol.. Sağ ol.. Uzak ol.. Ama bir daha görme beni...


M.Mungan

27 Kasım 2008

B12 eksikliği ölümcül olabilir

B12 eksikliği ölümcül olabilir
SAĞLIK SERVİSİ
B12 vitamini eksikliği alzheimer, bunama, depresyon osteoporoz gibi pek çok hastalığa neden oluyor. 30 yaşından itibaren insana B12 takviyesi gerekiyor..
Bugüne kadar üzerinde çok durulmayan, sadece "kansızlık" yaptığına inanılan B12 eksikliği, tıp dünyasında pek çok kronik hastalığın nedeni olarak kabul edilmeye başlandı. Herald Tribune'de yer alan bir makaleye göre 60 yaşlarındaki 107 yaşlı üzerinde yapılan bir araştırmada, B12 eksikliğinin beyin küçülmesine neden olduğu ortaya çıktı. Bu araştırma tıp dünyasında büyük yankı uyandırdı. Yapılan kan testleri vücuttaki B12 eksikliğini gösteriyor. Ancak tıp dünyası şimdi yeni araştırmalarla B12 seviyesinin normal değerinin aslında düşük olduğunu savunuyor. Kansızlığa neden olduğu düşünülen miktarın bile beyinde kalıcı hasar yapabileceği üzerinde duruyor.
ETTE BULUNUYOR Birçok doktor 50 yaşın üzerinde B12 alımını artırmayı öneriyor. Fazlasının kimseye zararı olmadığı üzerinde duruluyor. Hayvansal gıdalarda, kırmızı ette, B12 katkılı müslilerde bulunan B12'yi özellikle vejetaryen beslenen kişilerin ek olarak alması öneriliyor. Düşük seviyede mide asidine sahip olanlar, gastrit hastaları, reflüsü bulunanlar B12 eksikliği için en büyük risk grubunu oluşturuyor. 65 yaş üzerindeki insanların yüzde 30'unda bu vitaminin eksikliği bulunuyor. Uzmanlar bunu büyük bir problem olarak yorumluyor, çünkü yaşlı insanların çoğunun bu sorunlarının farkında olmadığı, hatta doktorlarının bile bunu sorun olarak görmediği belirtiliyor.

24 Kasım 2008

Agop ile Eleni

Agop ile Eleni evlenmişler ve cicim ayları bittikten sonra Agop eve gelip koltuğuna kurulur kurulmaz, gazeteyi yüzüne çekip Eleni'yle hiç ilgilenmez olmuş.

Günlerden bir gün Eleni Agop'tan ilgi beklentisi ile;

-Bre Agoppp! Mutfagin penceresi bozuldu, yaparsinnn ...?

Agop , gazeteyi yüzünden indirmiş, gayet sinirli bir şekilde;

-'Niye, ben pencereciii ...?'

Ertesi gün Eleni yine ilgi görmek umuduyla,

-'Bre Agoppp, mutfakin muslugu bozuldu yaparsiinnn ...?

-'Niye ben muslukciii.. .?'

Bir sonraki gün

-'Bre agoppp, tuvaletin sifoni bozuldu, yaparsiinn ...?

-'Niye ben pokcii...?

Ertesi gün eve gelen Agop bi bakar herşey tamir edilmiş !

-' Kuzum Eleni bunlari sen yaptinn..?'

-' Yooo...'

-' Ee kim yapti peki ?'

"Bilirsin, kapici Abdurrezzak' in bende gozi vardir, yaparsin? dedim,o da dedi yaparim, ama bi sartla..'

Agop merak içinde sorar,

-'Neymis ..?'

-'E,dedi bana, ya benimle yatarsin, yada bi pasta yaparsin !!!'

Agop rahatlar,

-' Peki kuzum, ne pastasi yaptin?'

Eleni sinirlenir;

-'Niye ben pastaciii ..!

23 Kasım 2008

Kim Daha İyi Görüyor

Yolu ilk defa bu kasabaya düşmüştü. Adres sormak için birilerini arayan gözleri yol kenarına park edilmiş otomobile takıldı. Arka koltukta oturan on yaşlarındaki çocuğa yaklaştı:
- Kasabanın fırınını arıyorum parkın yakınında olduğunu söylemişlerdi.
Çocuk otomobilin penceresini iyice indirip etrafı kokladıktan sonra,
- Aslına bakarsanız ben de buralarda yeniyim dedi. Ama sağa gitmeniz gerekiyor.
Adam azarlar gibi sordu çocuğa,
- Sen de buralara ilk defa geldiğine göre nasıl sağa gitmem gerektiğini söyleyebiliyorsun?
Çocuk cevap verdi:
- Çünkü ıhlamurun kokusunu alıyorum. Ayrıca bakın, kuş cıvıltıları da o taraftan geliyor.
Adam itiraz etti:
- İyi ama bu kuş cıvıltıları ve koku oralarda bir park olduğunu göstermezki! Pekala tek bir ağaçtan da gelebilir.
Çocuk gülümsedi,
- Bir kere tek bir ağaçtan bu kadar yoğun koku gelmez. Kaldı ki iyice koklarsanız, taze ekmek kokusunu da alabilirsiniz.
Adam hafifçe gözlerini kısarak sağ tarafı derin derin kokladı. Yoğun ıhlamur çiçeği kokusuna taze ekmek kokusu karıştığını hissetti.Doğru galiba! diye söylenerek tekrar çocuğa döndü. Teşekkür etmek için elini uzattı. Fakat çocuk kıpırdamadı bile boşluğa bakmayı sürdürdü. Adam o zaman anladı çocuğun görme engelli olduğunu.
- Afedersin yavrucuğum dedi, ne dediğinin farkında olmadan, ''Galiba görmüyorsun.''
- Evet dedi çocuk. Üç yıl önce geçirdiğim trafik kazasında gözlerimi kaybettim. Siz herhalde görüyorsunuz efendim?
Adam gözyaşları içerisinde mırıldandı:
-Artık emin değilim. Emin olduğum tek şey senin benden daha iyi gördüğündür.

Kimin daha iyi gördüğünü ALLAH bilir!

20 Kasım 2008

Papaz ve Zangoç

Kilise'nin papazı zangoçun karısına kötü gözle bakmaya başlar.
Zangoç fark eder ama bir şey elinden gelmez.
Papaz işi biraz ileri götürünce,
zangoç dayanamaz ve papazın değerli şaraplarını içmeye başlar.
Papaz bakmış şaraplar eksiliyor, takip eder, zangoçun yaptığını öğrenir.
Seslenir.. Zangoç efendi, uzun zamandır günah çıkartmıyorsun,
Doğrudur sayın peder işler işte der. Papaz - olmaz öyle, geç bakalım kafese.
Papaz sorar? zangoç Papazı n şaraplarını kim içoor?
Duyulmoor.-Yahu nasıl duyulmaz? Duyulmoor işte
Papaz daha yüksek sesle, Zangooç papazın şarapları kim içooor,
Duyulmooor, Nasıl duyulmaz aramızda bir karış yok, Buradan duyulmoor işte,
peki yer değiştirelim sen seslen birde bakalım, Zangoç ve papaz yerdeğiştirirler,
zangoç ses denemesi için sorar? Papaz efendi Zangoçun karısına kim asıloor?
Papaz cevap verir, Hakket duyulmoor.

Acılar Denizi - Ümit Yaşar OĞUZCAN

Image Hosted by ImageShack.us

Yurdum İnsanları



17 Kasım 2008

Yaşıyor ama uzaktaysam senden - Soner ARICA

Burdan>>





Yaşıyor ama uzaktaysam senden

Bil ki seni hiç unutmadım

Ölüm değilse bizi ayıran Yazık olmuş, hata yapmışız

Senden ya da benden ne farkeder

Şeytana uymuş aşkı yakmışız

Adımı söylemezdin bana seslenirken

Aşk derdin, aşkım derdin

Her aşk dediğindeBeni kendinde daha da aşık ederdin

Buluştuğumuz anları hatırlıyorum

Güller açardı gönlümde sen gelirken

Üç-beş saat bile ayrılsakYapraklarım dökülürdü sen giderken

Yanyana duran iki yıldızdık sana göre

En parlak, en güzel olanı bendim

Gökyüzünde ki tek yıldızındım senin

Fırtınalarda saklanıp korunduğun Liman olduğumu söylerdin

Ömrünün sonuna kadar beni seveceğini

Kalbini kalbime kelepçeleyip Anahtarını okyanusa attığını söylerdin

Benim için kıyamet seni kaybettiğim gün demekti

Ruhumda sakladığım en değerli hazinemdin

Sonsuza kadarda saklayacağım

Yokluğumda sen nasıl olursun

hayal ettiğimdeSeni mutlu, çok mutlu görüyorum

Çünkü hep öyle ol istedim

Her şeyin güzeli senin olmalıA ynı şeyi isteme benden

Yerine kimseyi koyamam ki

Ben kimseyi ama kimseyi seni sevdiğim gibi sevmedim ki

Sen bana aşk dedin, bizi kirletemem ki

Bazı şarkılar vardı birlikte sevdiğimiz

Senin bana, benim sana söylediğim

Onlardan biri yada benzerini duyarsan

Beni anımsar gülümsersinBen mi?

ben hiç unutmayacağım ki

Okyanusa attığın anahtarı biri bulurdaBizi bizden çözer diye

Daha iyisini yaptım seni kalbime kazıdım

Her atışında hatırlamak için

Yaşıyor ama uzaktaysak birbirimizden

Bil ki seni hiç unutmadım

Ölüm değilse bizi ayıranYazık olmuş hata yapmışız

Eğer ölümse bu ayrılığın sebebi

Ve bensem önce giden bu alemden

Kederlenme çokTıpkı benden istediğin gibi

Kendine sahip çıkBensem kalan geride

Zaten sen hep göreceksin

Ben kimseyi ama kimseyi seni sevdiğim gibi sevmedim ki

Sen bana aşk dedin, bizi kirletemem ki

15 Kasım 2008

Yedek Parça - 710' luk kapak

Bir otomobil firmasının servis ve satış showroomuna bir bayan müşteri gelerek '710'luk kapak' aradığını söyler...
Satıcılar hemen oto yedek parça bölümünden birini oraya çağırırlar ve kadının talebini iletirler.
Herkes kadına ve birbirine şaşkınlıkla bakar.
Hiç kimsenin parçayı tanımadığı, yüz ifadelerinden belli olur...

Kadın ise ısrarla bunun, arabasının motorunun bir parçası olduğunu,
bir şekilde kaybolduğunu ve yenisinin gerektiğini söyler...
Bu esnada uyanık bir satıcı kadına,
yedek parçanın resmini çizip çizemeyeceğini sorar...
Sorunun çözüleceği umuduna kapılan kadın hemen
kâğıt kalem isteyerek
takriben 8 cm çapında bir daire çizer ve içine de '710' yazar...

İşlem sonuç verir...
Servis elemanları saçlarını yolmak için oradan uzaklaşırlar,,,


YEDEK PARÇANIN RESMİ ALTTADIR.

Bilmeyenler İçin

14 Kasım 2008

Uzun Yağmurlardan Sonra - Gülten AKIN




Sen yağmurlu günlere yakışırsın

Yollar çeker uzak dağlar çeker uzak evler

Islanan yapraklar gibi yüzün ışır

Işırsa beni unutma

Alır yürür sıcak mavisi gökyüzünün

Kuşlar döner uzun yağmurlardan sonra bir gün

Bir yer sızlar yanar içimde büsbütün

Her şeye rağmen ellerin üşür

Üşürse beni unutma

Yeni dostlar yeni rüzgârlar gelir geçer

Yosun muydum kaya mıydım nasıl unuttular

Kahredersin başın önüne düşer

Düşerse beni unutma.

Gülten Akın

12 Kasım 2008

Zeytin Yaprağı Çayı


Zeytin yaprağı, doğal bitkisel antibiyotik ve antioksidan olması nedeniyle hastalıklardankorunma ve hastalıkların tedavisinde etkin rol oynayabilir. Zeytin yaprağında bulunan "oleuropein" ve "eleonik" asit aktif bileşiklerinin antimikrobiyal ajan olarak görev yaptığı bilimsel araştırmalarca kaydedilmiştir. Bu maddelere bağlı olarak zeytin yaprağı çayı, ile vücuda giren mikropları, vücudun doğal bağışıklık sistemi tepki gösterinceye dek yavaşlatır
Zeytin yaprağı, etkileri sarımsak ve soğana da benzeyen doğal bir antibiyotik ve antioksidan-dır.
Düzenli olarak hastalıklardan korunma amaçlı tüketilebileceği gibi doğrudan hastalıkların tedavisinde de kullanılabilir.
Zeytin ağacının tamamında bulunan ve acı-buruk bir tadı olan oleuropein, zeytinin işlenmesi sırasında uzaklaştırılır. Oysa ki zeytin ağacının hastalık ve zararlılara karşı direncini sağlayan en önemli savaşçının oleuropein olduğu düşünülmektedir. Oleuropein' in içeriğinde bulu-nan "elenolik asit" ve oleuropein türevi olan "kalsiyum elenolat" çok çeşitli mikroorganizma gruplarını uzak tutma özelliğine sahiptir.
Bugün çok az insan, zeytin yaprağının çok faydalı kullanımı kolay tıbbi bir bitki olduğunu bilir. Zeytin yaprağı kullanımı daha çok Akdeniz ülkeleri insanları tarafından kullanılmakla beraber son yıllarda birçok ülke tarafından da bitkisel ilaç olarak kullanılması bu konudaki araştırmalara hız vermiştir.
ZEYTİN YAPRAĞI ÇAYININ YARARLI ETKİLERİ
ANTİMİKROBİYAL ETKİ
Zeytin yaprağı çay olarak tüketildiğinde vücuda alınan oleuropein iki enzim tarafından elenolik aside dönüştürülür. Elenolik asit daha öncede belirttiğimiz gibi yüksek antimikrobiyal etkiye sahiptir. Bakterilerin hücre duvarını etkiler ve böylece doğal yolla bağı-şıklık sistemi güçlenmiş olur. Böylece birçok antibiyotiğe direnç kazanan mikro organizma ve dolayısıyla bunların neden olduğu birçok hastalık doğal yollarla ortadan kaldırılmış olmaktadır.
ANTİOKSİDAN ETKİ
Soluduğumuz havadaki oksijen, vücut içinde serbest radikaller adı verilen ve toksik (zehirli) etki gösteren bazı maddelerin oluşmasına neden olur. Demirin paslanması ve balığın sudan çıktıktan sonra ölmesi, oksijenin zararlı etkilerine örnektir. Antioksidanlar, vücudumuzda kimyasal reaksiyonlar sonucu oluşan veya dışardan sigara, alkol, kirli hava v.s. ile alınan zararlı maddelerin (serbest radikallerin) nötralize edilmesini sağlar. Antioksidanların yardımı ile hastalıkların oluşumu önlenebilir, hormonal denge korunabilir, yaşlanma süreci geciktirilebilir. Zeytin yaprağı ekstraktı yüksek antioksidan aktiviteye sahiptir. Bu etki oleuropein bileşiğiyle beraber tabloda verilen diğer fenolik bileşiklerin sinerjik etkileri sonucu meydana gelir. Vitamin C ve E nin gösterdiği antioksidan aktivitenin yaklaşık 2,5 katı kadar daha yüksek bir antioksidant aktiviteye sahiptir.
KORONER DAMARLAR ÜZERİNE ETKİSİ
İn-vivo şartlarda yapılan birçok çalışma oleuropein' in vasodilator (damar genişletici) etki yaptığını, tansiyonu düşürdüğünü ve anti-aritmik özellik gösterdiğini ortaya koymuştur. Aynı zamanda LDL kolesterol seviyesinde düşmeye neden olduğu sonucuna varılmıştır. Kalp rahatsızlıklarında zeytin yaprağı çayı ile iyi sonuçlar elde edilmektedir. Laboratuar ve klinik çalışmaların sonucu olarak, zeytin yaprağı çayı kalp yetmezlikleri, damar tıkanıklıkları üzerinde de etkili bulunmuştur.
HYPOGLİSEMİK ETKİSİ( KAN ŞEKERİ SEVİYESİNİ DÜZENLEME )
Yine yapılan in-vivo (canlı vücudunda) çalışmalarda, zeytin yaprağının etken maddesi oleuropein, hipoglisemik etki göstermiş ve yüksek kan şekeri seviyesinde düşme gözlenmiştir.
ZEYTİN YAPRAĞI
Zeytin ağacı (Olea europaea) Oleaceae familyasına ait herdem yeşil bir bitkidir. Zeytin yaprakları binlerce yıl önce insanlar tarafından hastalıkların tedavisinde çare olarak kullanılmıştır. Son yıllarda dünyada, doğal organik bitkiler üzerindeki araştırmalar gittikçe önem kazanmaktadır. Özellikle Amerikan Kanser Araştırma Enstitüsü zeytin yaprağının 21. yüzyılın en önemli doğala antimikrobiyal, antiviral bir etkiye sahip çok önemli bir bitki olduğunu belirtmiştir.Bu konuda 69 kitap, 1800 den fazla makale, dergi ve çeşitli yayınlar yapılmıştır.
Zeytin ağaçları dünyadaki en dayanıklı ağaçlardandır. Uzun süreli yaşamlarını büyük ölçüde kendilerine hastalık ve zararlı-lara karşı direnç kazandıran "oleuropein" adlı bir madde üretmelerine borçludurlar.
40 yılı aşkın bir süredir kullandığımız antibiyotiklere karşı artık çoğu mikroorganizma direnç kazanmıştır. Geçmiş zamanlarda antibiyotiklerle tedavi edilebilen bir çok hastalık, artık tedavi edilemez hale gelmiştir. Bakterilerin ve virüslerin bu ilaçlara daha dirençli hala gelmeleri antibiyotiklerin aşırı doz alımı ya da yanlış kullanılmasının bir sonucudur. İşte zeytin yapraklarında bulunan "oleuropein" maddesi ve hidrolizleri, antibiyotiklere direnç kazanmış mikroorganizmalar üzerinde etkili ve çok değerli bir bileşendir.Bugüne kadar zeytin yaprağında 100'e yakın madde elde edilmiştir.(Bkz Tablo 1) Yaprakta bulunan bu maddeler zeytin çeşidini uygulanan kültürel tedbirlere, yetiştiği bölgeye ve hasat zamanına göre farklılıklar gösterir.Yaprakta bulunan fenolik ve flavonait bileşikler vücudun bağışıklık sistemini güçlendirip hastalıklara karşı dirençli olmasını sağlar.Yaprakta 60-90mg/gr oranında oleuropein bileşiği bulunmaktadır.
ZEYTİN YAPRAĞININ ETKİLİ OLDUĞU DİĞER RAHATSIZLIKLAR VE MİKROORGANİZMALAR
Kan Şekeri Seviyesini DüzenlemeLDL Kollestrol Seviyesini DüzenlemeAntioksidan EtkiBronşitSoğuk AlgınlığıKulak EnfeksiyonlarıFibromalaryaFungal (Mantar) EnfeksiyonlarıHerpes VirüsüSalmonella sp.KandidiyasisDizanteriStreptococcus sp.KandidiyasisDizanteriStreptococcus sp.Hepatit A,B,CZatürreCilt RahatsızlıklarıZonaRomatizmal Hastalıklar
ZEYTİN YAPRAĞI ÇAYI KULLANIM ÖNERİSİ
Bir çay kaşığı kuru yaprak, bir bardak sıcak suya konur ve 2-3 dakika demlenmeye bırakılır.. Süzülür ve böylece zeytin yaprağı çayı hazırlanmış olur. Günde 2-3 bardak önerilen dozdur.

Her Eve Lazım







3 Kasım 2008

Küresel Isınmadan Dolayı Su Tasarrufu - İlginç

ÖNLEMLERİ:
.
1.Su böreği ve sulu köfteyi az tüketelim
2.Gidenin arkasından su dökmeyelim
3.Kızlara ve erkeklere sulanmayalım
4.Sulu boya diil kuru boya kullanalım
5.Meyve suyu diil,posasını tüketelim
6.Kimseyle aramızdan su sızdırmayalım
7.Çok yürüyüp ayaklarımıza kara sular indirmeyelim
8.Kimseyi bi kaşık suda boğmayalım
9.Havadan Konuşalım, Sudan Konuşmayalım
10.Samanın Altından Su Yürütmeyelim

Bu Gece - Ensar AKTAŞ


1 Kasım 2008

Hoşçakal - Şebnem FERAH - Sesli Dinleti



Sesli Dinleti
.
Seni ararken kendimi kaybetmekten yoruldum,
Bulduğumu zannettiğimde kendimden ayrı düştüm
Bu garip bir veda olacak
Çünkü aslında hep içimdesin
Ne kadar uzağa gitsem de
Gittiğim her yerde benimlesin
Söylenecek söz yok,
Gidiyorum ben...
Hoşçakal, hoşçakal, hoşçakal, hoşçakal
Ben bir kısrak gibi gelmişim dünyaya,
Şahlanıp koşmak içimde var Hoşçakal..
Biraz su biraz yeşillik her yer benim evimdir
Taşırım dünyayı sırtımda
Her dil benim dilimdir
Ama söylenecek söz yok
Gidiyorum ben..
Hoşçakal, hoşçakal, hoşçakal, hoşçakal
Ben bir kısrak gibi gelmişim dünyaya
Şahlanıp gitmek içimde var Hoşçakal..
.

Seni terk ettim bu gün


Dün gece sen uyurken uzun uzun düşündüm sessizce
Gitmeliyim dedim içimden, zarar vermeden bu sevgiye
Öyle güzelsin ki bir an vazgeçtim döndüm geriye
Kıyamadım dokunamadım bile habersizdin her şeyden

Seni terk ettim bu gün… seni terk ettim bu gün
Vazgeçip kendimden…
seni terk ettim bugün