
29 Eylül 2008
28 Eylül 2008
Emniyet Kemeri - Dj_Engin
Emniyet Kemeri
Nişantaşı-Kadıköy dolmuşu için bekliyoruz.
Bir taksi geliyor dolmuş yerine.
Ön koltuğa oturan kadın
Her normal insan gibi emniyet kemerini takıyor.
Ancak şoför amcamız emniyet kemerinin
İyice ortaya çıkardığı dekolteye
Bakmaktan yola bakamadığı için
Bir müddet düşünüyor ve içini çekerek kadına sesleniyor.
'Abla, çıkar emniyet kemerini,
Böylesi daha emniyetli hepimiz için.'
Sevgi Emekmiş - Dj_Engin

Yalan söylememek değil, gerçeği gizlememekmiş marifet.
Yüreğini elime koyduğunda anladım...
''Sana ihtiyacım var, gel!'' diyebilmekmiş güçlü olmak.
Sana ''git'' dediğimde anladım...
Biri sana ''git'' dediğinde, ''kalmak istiyorum'' diyebilmekmiş sevmek.
"Git" dediklerinde, gittiğimde anladım...
Sana sevgim şımarık bir çocukmuş, her düştüğünde zırıl zırıl ağlayan,
Büyüyüp bana sımsıkı sarıldığında anladım...
Özür dilemek değil, ''affet beni'' diye haykırmak istemekmiş pişman olmak.
Gerçekten pişman olduğumda anladım...
Ve gurur, kaybedenlerin, acizlerin maskesiymiş.
Sevgi dolu yüreklerin gururu olmazmış.
Yüreğimde sevgi bulduğumda anladım...
Ölürcesine isteyen, beklemez, sadece umut edermiş bir gün affedilmeyi.
Beni affetmeni ölürcesine istediğimde anladım...
Sevgi emekmiş.
Emek ise vazgeçmeyecek kadar, ama özgür bırakacak kadar sevmekmiş
27 Eylül 2008
Hoş Geldin Ramazan - Dj_Engin
İstanbul
24 Eylül 2008
Bir Gün Anlarsın - Ümit Yaşar Oğuzcan - Dj_Engin

Bir türlü sabah olmayı bilmez,
Dikilir gözlerin tavanda bir noktaya
Deli eden uğultudur başlar kulaklarında,
Ne çarşaf halden anlar, ne yastık
Girmez pencerelerden beklediğin aydınlık,
Kapanır yatağına çaresizliğine ağlarsın,
Onun unutamadığın hayali,
Sigaradan derin bir nefes çekmişçesine dolar içine,
Sevmek ne imiş bir gün anlarsın.
Bir gün anlarsın aslında her şeyin boş olduğunu,
Şerefin, faziletin, iyiliğin güzelliğin.
Gün gelir de, sesini bir kerecik duymak için,
Vurursun başını soğuk, taş duvarlara,
Büyür gitgide incinmişliğin, kırılmışlığın
Duyarsın.Ta derinden acısını çaresiz kalmışlığın.
Sevmek ne imiş bir gün anlarsın.
Bir gün anlarsın ne işe yaradığını ellerinin
Bir gün anlarsın ne işe yaradığını ellerinin
Niçin yaratıldığını.
Bu iğrenç dünyaya neden geldiğini
Uzun uzun seyredersin aynalarda güzeliğini
Boşuna geçip, giden yıllarına yanarsın.
Dolar gözlerin, için burkulur
Sevmek ne imiş bir gün anlarsın.
Bir gün anlarsın tadını sevilen dudakların
Sevilen gözlerin erişilmezliğini
O hiç beklenmeyen saat geldi mi
Düşer saçların önüne ama bembeyaz
Uzanır gökyüzüne ellerin
Ama çaresizAma yorgunAma bitkin
Bir zaman geçmiş günlerin uykusuna dalarsın
Sonra dizilir birbiri ardınca gerçekler acı
Sevmek ne imiş bir gün anlarsın
Bir gün anlarsın hayal kurmayı
BeklemeyiÜmit etmeyi
Bir kirli gömlek gibi çıkarıp atasın gelir
Bütün vücudunu saran o korkunç geceyi
Lanet edersin yaşadığına
Maziden ne kalmışsa yırtar atarsın
O zaman bir çiçek büyür kabrimde kendiliğinden
Seni sevdiğimi bir gün anlarsın.
Seni sevdiğimi bir gün anlarsın.
Ümit Yaşar Oğuzcan
Oturarak Su İçmenin Faydaları - Dj_Engin
yaşlılara dikkat ederseniz suyu içerken oturup bir elleri ile başlarını tutarak içerler. insan midesinin ayakta ve oturur vaziyetteki pozisyonu farklıdır. Ayakta duran bir insan eğer sıvı gıda içerse doğrudan doğruya onikiparmak barsağına geçer. Midenin küçük eğriliğine uyan kısmında Waldeyerin mide caddesi denen bir oluk bulunur. Sıvı gıdalar bu yolu takip ederek zaten devamlı küçük bir açıklığı olan mide çıkışını (pilor) geçerek 12 parmak barsağına (duodenum) geçer. Eğer insan sıvı gıdayı oturarak içerse bunlar önce midede birikir, asitle karışarak mikropları ölür ve sonra 12 parmak barsağına geçer. Bu durumda oturarak su içme usulüne uymakla insan kolera da dâhil, birçok insan hastalıklarından korunmuş olur. Rastgele yerde meşrubatı alıp ayakta içenler bu tehlikeye daha fazla maruz kalırlar. 22 Eylül 2008
Yaşamak - Dj_Engin
Yaşamak Ne Anlamlar İçeriyor, Ne Hüzünler Barındırıyor, Kayboluşlar, Yitirişler, Kavuşmalar Belkide... Ben Bunların Her Birini Aynı Anda Yaşıyorum. Issız Kaldığım Her An Aklımı Kemiriyorlar Adeta; Soğuk, Buz Kesiyor Her Yanım... Sevmek Ne Acı Diyor Kalbim; Ne Hallere Sokuyor İnsanı. Kavuruyor Ciğerlerimi Sanki... Hep Susuyorum. Sürünüyorum... Değer Mi? Sevmek Bu Kadar Acımasız Mı? Bu Kadar Zor Mu?... Evet;Zormuş, Hemde Çok!!!Bir Öyle Bir Böyle Olurmuş İnsan.Çaresizce Yüzermiş İçinde Sevda Denizinin... Ne Dalgalar Savururmuş , Hemde Ne Hırçın Dalgalar.. Ama İflah Olmaz İnsanoğlu. Tattımı Bir Kere O Acı Suyundan Sevda Denizinin,
Boğulsada Kar Etmez Miş Hiç Bişey.....
alıntı
19 Eylül 2008
Katolik Yahudi
Vaktinde Yahudi bir adam koyu Katolik bir mahalleye taşınmış.
Çok süregeçmeden mahalledeki herkes adama gıcık olmaya başlamış. Katolikmezhebinde cuma günü et yenilmez, balık yenir. Lakin bu Yahudi arkadaş her cuma vur patlasın çal oynasın barbekü yapıyormuş.
Önce uyarmışlar, bir ise yaramamış. Sonra tehdit etmişler adamı. Adam da Katolik olmaya karar vermiş.
Hemen adamı bir papaza götürmüşler. Papazadamın üzerine kutsal su serpmiş ve: --- Yahudi olarak doğdun, Yahudi olarak büyüdün, simdi Katoliksin,demiş.
Tören bitmiş. Herkes rahat bir şekilde evlerine dönmüş. Lakin sonraki cuma tüm mahalleyi yine barbekü kokusu sarmış. Katolikler hışımla adamın evine koşmuşlar ve su manzarayı görmüşler;
adam mangaldaki etlerin üzerine su serpiyor ve: ---
İnek olarak doğdun, inek olarak büyüdün, simdi balıksın...
Çok süregeçmeden mahalledeki herkes adama gıcık olmaya başlamış. Katolikmezhebinde cuma günü et yenilmez, balık yenir. Lakin bu Yahudi arkadaş her cuma vur patlasın çal oynasın barbekü yapıyormuş.
Önce uyarmışlar, bir ise yaramamış. Sonra tehdit etmişler adamı. Adam da Katolik olmaya karar vermiş.
Hemen adamı bir papaza götürmüşler. Papazadamın üzerine kutsal su serpmiş ve: --- Yahudi olarak doğdun, Yahudi olarak büyüdün, simdi Katoliksin,demiş.
Tören bitmiş. Herkes rahat bir şekilde evlerine dönmüş. Lakin sonraki cuma tüm mahalleyi yine barbekü kokusu sarmış. Katolikler hışımla adamın evine koşmuşlar ve su manzarayı görmüşler;
adam mangaldaki etlerin üzerine su serpiyor ve: ---
İnek olarak doğdun, inek olarak büyüdün, simdi balıksın...
13 Eylül 2008
12 Eylül 2008
Gitme - Dj_Engin
kıyma bana bitanem gitme sensiz hasret gönlüm gülmelere yüreğime hasret tohumları ekme öldür ağlat yalvart ama gitme...yağmurda kalmış serçe susuz kalmış çiçek gibi sensin ben yapamam yaşayamamki öldür ağlat yalvart ama gitme..
Alıntı:
Kalp Krizi Nasıl Farkediliyor - Dj_Engin

Kalp Krizi Nasıl Farkediliyor
Sağlık uzmanları 40-65 yaş aralığında sıkça görülen kalp krizi vakalarının belirtilerine dikkat çekti EGE Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Akın, kalp krizine bağlı ölümlerin yüzde 40- 65'inin belirtilerin başlamasından itibaren 1 saat içinde hastaneye ulaşmadan gerçekleştiğini belirterek, "Kalp krizinin en önemli belirtisi göğüs ağrısıdır. Hastaların ve hasta yakınlarının bu konuda bilgilendirilmeleri ve yapacakları ilk müdahale, mevcut ölüm oranlarını azaltacağı gibi, kriz sonunda vücutta oluşacak zararları da ortadan kaldıracaktır" dedi.
Göğüs ağrısının yeri, şiddeti ve süresi ile ağrıya eşlik eden bulguların kalp krizine ait olup olmadığının belirlenmesinin önem taşıdığını kaydeden Prof. Dr. Akın, "Ağrı, göğsün sol tarafında yaygın, basıcı, ezici, yanıcı ve iğnelenme şeklinde karakter gösterebilir. 3- 5 dakika sürebileceği gibi 20- 30 dakika arasında da devam edebilir. Omuza, çeneye, sol elin parmaklarına kadar yayılabilir, sırtı vurabilir. Bulantı, kusma, terleme, ölüm korkusunun eşlik ettiği bir panik görünümü vardır. Ağrı hareket ettikçe artabildiği gibi, dinlenince geçebilir. Oksijen, ağrı kesiciler hastayı rahatlatabilir ve ağrıyı giderebilir" diye konuştu.
Akciğer hastalıkları, mide- barsak, yemek borusuna ait problemler, kemik ve adale ağrılarının da kriz sırasında görülen ağrı ile karıştırılabildiğini vurgulayan
Prof. Dr. Mustafa Akın sözlerini şöyle sürdürdü:
"Mevcut ağrıyı yeri, şiddeti ve süresi ile tanımladıktan sonra yapmamız gereken ilk şey en yakın sağlık kuruluşuna hastanın naklini yapmaktır. Sağlık kuruluşuna ulaşıncaya kadar hasta yakınlarının nasıl davranacağı çok önemlidir. Hemen 112 acil çağrıdan hastanın durumu ile ilgili bilgi aktarımı yapılmalı ve ambulans gelinceye kadar hastanın hareket ettirilmemesi, hastanın odasının havalandırılması, üzerindeki giysilerin gevşetilerek, kravatının çıkarılması,
"Mevcut ağrıyı yeri, şiddeti ve süresi ile tanımladıktan sonra yapmamız gereken ilk şey en yakın sağlık kuruluşuna hastanın naklini yapmaktır. Sağlık kuruluşuna ulaşıncaya kadar hasta yakınlarının nasıl davranacağı çok önemlidir. Hemen 112 acil çağrıdan hastanın durumu ile ilgili bilgi aktarımı yapılmalı ve ambulans gelinceye kadar hastanın hareket ettirilmemesi, hastanın odasının havalandırılması, üzerindeki giysilerin gevşetilerek, kravatının çıkarılması,
başının hafif yukarıda yatmasının sağlanması önemlidir."
Pratikte yaşanan gecikmelerin yüzde 58 hastaya, yüzde 11 hekime bağlı olarak, yüzde 14 sağlık kurumuna ulaşım ve yüzde 17'sinin de hastane içerisindeki nakilde yaşandığını açıklayan Prof. Dr. Mustafa Akın, "Bu gecikme süresi ortalama 4 saat sürebilmektedir. Oysa ilk 2 saatten sonra kalpteki hasar giderek artmaktadır. O halde ölümü engellemek, kalpte oluşacak zararı asgariye indirebilmek için hızlı tanı, hızlı hastaneye sevk ve acil bir şekilde
tedaviye başlanması önem taşımaktadır" diye konuştu.
9 Eylül 2008
Kapa Çeneni Aptal!!! - DJ_Engin
Aylardır iş bulamayan delikanlı artık önüne gelen her yere müracaat etmeye başlamıştı.Hayvanat bahçesinin önünden geçerken durdu ve "neden olmasın" deyip, oraya da müracaat etti.Olacak ya; bahçenin gözdesi goril önceki gece ölmüştü ve bunu müşterilerden bu günlük gizlemeyi başarmışlardı."Yeni gorilimiz gelene kadar, onun postunu giyip goril taklidi yapabilir misin?" diye sordular.Delikanlı önce şaka herhalde diye düşündü, ama hayır adamlar gerçekten ümitsiz görünüyorlardı."Parada anlaşırsak yaparım" dedi. Anlaşmaları uzun sürmedi.Ertesi sabah geldi, hazırlanmış postu giydi, gorilin kafesine girdi ve o güne kadar seyrettiği belgesellerden aklında kaldığı kadarıyla goril gibi davranmaya başladı:Ara sıra homurdanıyor, göğsünü yumrukluyor, dört ayak üzerinde yürüyor, bir dala sıçrıyor, sallanıyor, seyircilerin attığı meyveleri yiyordu.Birkaç gün sonra işine öyle adapte olmuştu ki, daha yüksek dallara bile tırmanıyor, daldan dala atlayabiliyordu.Ama son atladığı dalı tutamadı, kafesini yan kafesten ayıran fensin üzerine düştü, yıpranmış fens teli yırtıldı ve kendini yan kafesin içinde buldu.Bu aslanın kafesiydi.Delikanlı yutkundu, kelime-i şahadet getirdi. "İmdat!" diye bağırdı ama kendi sesini kendi bile duymadı. Korkudan sesi kısılmıştı.Tekrar bağırdı. Eh! hiç olmazsa kendi duymuştu.Önce neler olduğunu anlayamayan aslan yavaşça yattığı yerden kalktı, delikanlıya doğru ağır adımlarla yaklaştı.Seyirciler çığlık çığlığa idi. Bir çocuk sanki goril anlayacakmış gibi (!) "tırman, fense tırman" diye bağırdı.Ama korkudan gorilin sadece sesi kısılmamış, eli kolu da felç olmuştu.Aslan affetmedi, geldi, önce pençesini gorilin göğsüne dayadı, sonra başını başına yaklaştırdı ve fısıldadı:"Kapa çeneni aptal! Beni de işimden edeceksin"
Hastalıklar ve Tedavileri - Dj_Engin
Hastalıklar ve Tedavileri
Bazı bitkisel ilaçlar ve tedavisinde kullanılan hastalıklar
AKCİĞER RAHATSIZLIKLARI: Isırgan tohumu, karabiber, mürsafi, bal ve hardal eşit miktarda karıştırılır ve sabah akşam birer çorba kaşığı yenir.
ASTIM: 1 lt. suya 1 tutam Mersin yaprağı veya ısırgan konur ve 10 dk. kaynatılıp demlenir ve süzülür. Günde 8-10 çay bardağı, şekersiz olarak içilir. 1lt.sıcak suya 5 yemek kaşığı Isırgan otu konur, 5 dk. sonra süzüp günde 8-10 bardak şekersiz içilir.
BÖBREK VE MESANE TAŞI: 1 lt. suya birer tutam Kırkkilit otu, Mısır püskülü ve Kiraz sapı konur, 5 dk. kaynatılır ve süzerek günde 2-4 bardak içilir. Ağrıyıdindirmek içinse; 1 lt. suya birer tutam Keten tohumu ve Meyan kökü ko- nur, 15 dk. kaynatılıp süzülür ve günde 3-4 bardak, aç karnına içilir.
CİLT HASTALIKLARI: 80g. ravent çini, 1kg bal ile karıştırılarak günde 3 öğün aç karnına 1 tatlı kaşığı yenir.
DAMAR TIKANIKLIĞI: 250g.Hayıt tohumu, 6lt suda yarım saat kaynatılır ve günde 3 öğün, aç karna, bir çay bardağı içilir. ( Tansiyon düşürücü etkisi vardır.)
NEFES DARLIĞI: Bir miktar Deniz kadayıfı, toz haline getirilir. Ihlamur içine 1 çay kaşığı oranında katılarak kaynatılıp içilir.
ÖKSÜRÜK: Günde 20g.'dan fazla olmamak kaydıyla, Defne tohumu bal ile karıştırılıp yenir. 100g. toz zencefil ve 100g. toz zerdeçal 1kg bal ile karıştırılarakgünde 3 öğün aç karna, 1 tatlı kaşığı yenir. AĞRI KESİCİ : Hardal tohumu, Kekik yağı, Nane, Papatya
ANTİSEPTİK: Acıelma yağı, Adaçayı, Ardıç tohumu, Defne yaprağı, İğde çiçeği, Karabaş yağı, Karanfil, Kebabiye, Kekik, Muskat, Mürsafi, Nane yağı, Oğulotu,Okaliptüs yağı, Sığla yağı
UYUZ: Kekik Nane YANIK: Badem yağı, Haşhaş yağı, Keten yağı
YARALAR: Acıelma yağı,Bademyağı, Biberiye, Civanperçemi, Halile, Kudret narı
YATIŞTIRICI: Anason, Defne yaprağı, Fesleğen, Gelincik çiçeği, Ihlamur, Kafur, Kakule,Lavanta, Oğulotu
MİDE RAHATSIZLIKLARI: Acıelma yağı, Ardıç tohumu, Dağçayı, Defne yaprağı,Fesleğen, Havuç tohumu, Kakule, Karanfil, Kekik,Kınakına
BAŞ AĞRISI:Arslanpençesi, Biberiye, Ihlamur, Kekik, Kereviz tohumu, Nane
HASTALIKLAR VE BİTKİLERLE TEDAVİAĞIZ YARALARI: Sirke ve susam yağı karışımı ile gargara yapılabilir Birer çorba kaşığı böğürtlen yaprağı, hunnap, mercimek ve sinirli yapraktan oluşankarışımı kaynatıp, ılıkken gargara yapabilirsiniz. Kuru üzüm, anason ve balı aynı ölçüde karıştırıp, yaraların üzerine sürebilirsiniz. Bol kekik çiğneyin.
AKCİĞER RAHATSIZLIKLARI: Isırgan tohumu, karabiber, mürsafi, bal ve hardal eşit miktarda karıştırılır ve sabah akşam birer çorba kaşığı yenir.
ALERJİ: 100gr. ısırgan otu + 100gr. kırkkilit otu karışımını çay gibi demleyip, günde 3 çay bardağı içmek ve bu tedaviye en az 20 gün devam etmek gerekir.Şahtere otu çay gibi demlenip, sabah akşam 1 su bardağı içilebilir. Birer çorba kaşığı Acı yonga ve Ravend çini, demlenip sabah akşam birer bardak içilir.Kaşınan bölgeye Oğulotunu haşlayıp ezerek koyarsanız kaşıntı geçer.
APANDİSİT: Bu hastalığı önleyici en etkili şey, Böğürtlen çayıdır.
ARPACIK: 1 çay bardağı sıcak suya bir tutam papatya konur ve bir müddet sonra süzülerek bununla göze masaj yapılır. Bu tedavi 2 saatte bir, 5-10 dakikatekrarlanır.
ASTIM: 1 lt. suya 1 tutam Mersin yaprağı veya ısırgan konur ve 10 dk. kaynatılıp demlenir ve süzülür. Günde 8-10 çay bardağı, şekersiz olarak içilir. 1lt.sıcak suya 5 yemek kaşığı Isırgan otu konur, 5 dk. sonra süzüp günde 8-10 bardak şekersiz içilir.
BADEMCİK: Kekik gargarası çok etkilidir. Balık yağı içirilmelidir.
BASUR: Zulumba ve Üzerlik tohumu eşit oranlarda katıştırılıp, sabahları aç karnına 1 çay kaşığı yenir.
BAŞ AĞRISI: Baş ağrısının pekçok sebebi olabilir. Etkili tedavi için bu sebepleri ortadan kaldırmak gerekir. 1 bardak sıcak suya birer tutam lavanta, papatya,nane, biberiye ve kekik konur, 5 dk. sonra süzerek günde 2-4 bardak içilir.
BÖBREK VE MESANE TAŞI: 1 lt. suya birer tutam Kırkkilit otu, Mısır püskülü ve Kiraz sapı konur, 5 dk. kaynatılır ve süzerek günde 2-4 bardak içilir. Ağrıyıdindirmek içinse; 1 lt. suya birer tutam Keten tohumu ve Meyan kökü ko- nur, 15 dk. kaynatılıp süzülür ve günde 3-4 bardak, aç karnına içilir.
CİLT HASTALIKLARI: 80g. ravent çini, 1kg bal ile karıştırılarak günde 3 öğün aç karnına 1 tatlı kaşığı yenir.
DAMAR TIKANIKLIĞI: 250g.Hayıt tohumu, 6lt suda yarım saat kaynatılır ve günde 3 öğün, aç karna, bir çay bardağı içilir. (Tansiyon düşürücü etkisi vardır.)
DUDAK ÇATLAMASI: Balmumu ve gülyağı birlikte eritilerek çatlaklara sürülür. Susam yağı da iyi bir koruyucudur.
ERGENLİK SİVİLCELERİ: Şap ve narkabuğunu sirkeli suda kaynatıp bu su ile sivilceleri silmek yararlıdır.
GASTRİT: Hergün kahvaltıdan önce 1 çay kaşığının dörtte biri oranında Hardal tohumunu, ılık su ile içmek ve bu tedaviyi 20 günlük kür halinde yapmak faydalıdır.
GUATR: Tere tohumu, nöbet şekeri veya bal ile eşit oranlarda karıştırılıp yenir. Deniz süngeri kurtulup toz haline getirilir ve balla karıştırılarak yenir.
KALP KRİZİ: Ökseotu çayı, Melisa çayı ve Adaçayı içmek kap krizini önleyici etkiye sahiptir. Ayrıca Civanperçemi, Atkuyruğu ve kekik oturma banyoları dayararlıdır.
KANSIZLIK: 50g. Kınakına, 1kg siyah kuru üzüm ve 1/2kg Mürdüm eriği ile, 3lt suda bir müddet kaynatılır ve günde 3 öğün içilir. KAS ERİMESİ: Günde 3-4 bardak Aslanpençesi çayı yudum yudum içilmelidir.
KEMİK ERİMESİ: Günde 3-4 bardak Civanperçemi çayı yudum yudum içilmelidir.
KİREÇLENME: 400g. Ardıç tohumu, 1kg bal ile karıştırılır ve bu karışımdan, günde 3 öğün, aç karnına, 1 tatlı kaşığı yenir.
NEFES DARLIĞI: Bir miktar Deniz kadayıfı, toz haline getirilir. Ihlamur içine 1 çay kaşığı oranında katılarak kaynatılıp içilir.
ÖKSÜRÜK: Günde 20g.'dan fazla olmamak kaydıyla, Defne tohumu bal ile karıştırılıp yenir. 100g. toz zencefil ve 100g. toz zerdeçal 1kg bal ile karıştırılarakgünde 3 öğün aç karna, 1 tatlı kaşığı yenir.
PROSTAT: 100g. Eğir kökü, 5lt suda, 2.5lt kalıncaya dek kaynatılır. Günde 3 öğün, yemeklerden yarım saat önce, 1 çay bardağı içilir. Aynı miktarda Kereviztohumu da aynı şekilde hazırlanarak günde 3 öğün, yemeklerden 15dk. önce, 1 çay bardağı içilir.
ROMATİZMA: Hardal tohumu dövülüp, bal ile karıştırılarak yenir. Ayrıca, ağrılı bölgeye sürülür. Aşağıdaki yağlar belli oranlarda karıştırılıp ağrılı bölgeyetatbik edilir; Pelesenk yağı : 100g. Kekik yağı : 70g. Alabalık yağı : 50g. Karanfil yağı : 25g.
SEDEF HASTALIĞI: 50g. Isırganotu, 50g. Şahtereotu ve 50g. Civanperçemi 1 lt. sıcak suda 15 dakika bekletilip süzülür ve günde 3-4 bardak içilir.
ŞEKER HASTALIĞI: 1 lt. sıcak suya 20g. Mersin yaprağı konup 5-10 dakika demlenir ve gün boyu içilir. 250g. servi kozalağı, 250g. pelinotu ve 100g. melisa2.5lt. alkole konur. Hava almayan bir kapta 45 gün bekletilir ve günde 3 üğün, aç karna, 1 kahve fincanı suya 8-10 damla damlatılarak içilir.
8 Eylül 2008
Bir Sandalım Gülüm - Dj_Engin
Bir Sandalım Gülüm
Derya içinde bir sandalım gülüm
Battı batacak benim ile aşkın
Vuslat görmeden yakalarsa ölüm
Taşıyamadı aşkı deme sakın
Yönler kapalı ufuklar karanlık
Fani alemden ayrılmamsa anlık
Hangi ufukta bilmem ki aydınlık
Sensiz bakar dururum şaşkın şaşkın
Hayata küskün aşkımla barışık
Naçar haldeyim hislerim karışık
Sensiz dünyanın çehresi kırışık
Kaç zaman yokum yokluğundur farkın
Elim basılı efkâr düğmesine
Dalmışım aya,yıldız kümesine
Mecnun hallerin bana gelmesine
An be an kaldı düşmeleri yakın
7 Eylül 2008
3 Eylül 2008
Memur Zamları - Dj_Engin
Amerikan, İngiliz ve Türk Maliye Bakanları bir araya gelmiş.
ABD Maliye Bakanı demiş ki; "Biz memurlara oltalama 1400
dolar veriyoruz, onlara lazım olan 1000 dolar,
400 doları ne yapıyorlar bilmiyorum."
İngiliz söze karışmış, "Biz de 1500 paunt veriyoruz,
Lazım olan 1000 paunt, 500' ü ne yapıyorlar, Bilmiyoruz."
Sonra Türk Bakan Konuşmuş;
"Biz ortalama 500 YTL veriyoruz,
Lazım olan 1000 YTL,
Geri kalan 500' ü nereden buluyorlar, Bilmiyoruz."
1 Eylül 2008
Hoş Geldin Ya Şehri Ramazan - Dj_Engin
Bütün müslüman aleminin mübarek ramazan ayını kutlar
dostluk ve kardeşlik duygularının daha da güçlenmesini
dostluk ve kardeşlik duygularının daha da güçlenmesini
Yüce Allah(c.c) tan niyaz ederim
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)






