
31 Ağustos 2008
30 Ağustos 2008
Hanımından Korkanlar Ayağı Kalksın! - Dj_Engin
"Hop abeler, bi dakka. Hanımından gorhanlar ayağa gahsın."
Ani bir gürültü, haydaaa herkes ayakta. Bir kişi hariç.
Kahvenin tamamı hayretler içinde.
Soruyu soran adam, oturan adama yaklaşır ve:
"Abe helal olsun be, deliganlı adam mışsın.
Harbiden sen hanımından korkmaz mısın?"
Adam nefes nefesedir. Heyecanı biraz geçince:
"Yav gardaşım ele bi laf ettin ki, dizlerim bağı çözüldü, galhamadım." der.
29 Ağustos 2008
28 Ağustos 2008
Aşk İki Kişiliktir - Dj_Engin

Aşk İki Kişiliktir
Değişir yönü rüzgârın
Ataol Behramoğlu
27 Ağustos 2008
Özür Dilerim - Dj_Engin



Özür dilerim
Hayatına girdiğim için
Seni çok sevdiğim için
Sana bir ömrü denk tuttuğum için
Özür dilerim...
Hayatından bir parça olduğum için
Seninle geçen anlarda zamanı unuttuğum için
Seni sende bulduğum için
Özür dilerim...
Saçlarının kokusuna hasret uyandığım için
Her gece seni düşünüp yattığım için
Senden daha güzelini bulamadığım için
Özür dilerim...
Sana bu sevgiden daha aşşağısını veremediğim için
Senin istediğin gibi yani alçakça sevemediğim için
Gözlerine baktığımda yüreğim titrediği için
Özür dilerim...
Her gece uyku yerine senle yattığım için
Uyandığımda hayal meyal seni gördüğüm için
Ben bu ömürden vazgeçip seni sevdiğim için
Özür dilerim...
Güneşin doğuşunu senin gülüşünle denk tuttuğum için
Batışını seninle mehtap eşliğinde izlediğimiz için
Hayatında bir tane olduğum için
Özür dilerim...
Adına şiirler yazdığım için
Yanında kendimden geçtiğim için
Seni sevmekle suç işlediğim için
Özür dilerim...
Herşeyi dahada imkansızlaştırdığım için
Geceleri seni düşünüp uyuyamadığım için
Kör karanlıkta bile bana bir ateş olduğun için
Özür dilerim...
Hayatımda bir güzel anı olduğun için
Resmine baktığımda ağladığım için
Aşk bize yasak olduğu için
Özür dilerim...
Yaşam bu kadar acımasız olduğu için
Gülüşün dünyalara bedel olduğu için
Beni benden aldığın için
Özür dilerim...
Alıntı...

26 Ağustos 2008
Yeni Banknotlar - Dj_Engin
Resmi Gazete'nin bugünkü sayısında yer alan Hazine Müsteşarlığı tebliğine göre,
Alıntı
Çiçekler ve Romantik Dakikalar - Dj_Engin
Kocam bir mühendisti. Onunla sâkin tabiatını sevdiğim için evlenmiştim. Bu sâkin adamın göğsüne başımı koymak içimi nasıl da ısıtırdı… Gel gör ki iki yıl nişanlılık ve beş yıl evlilikten sonra bu sâkinlik beni yormaya başlamıştı. Eşimin bir zamanlar çok sevdiğim bu özelliği artık beni huzursuz ediyordu. İş ilişkiye gelince oldukça içli, hattâ aşırı hassas bir kadınım. Romantik anlara, küçük bir çocuğun şekere düşkünlüğü gibi can atıyorum. Oysa kocamın sakinliği, başka bir deyişle vurdum duymazlığı, evliliğimize romantizm katmaması beni aşktan almış, uzaklaştırmıştı. Sonunda kararımı ona da açıkladım: boşanmak istiyordum. Şaşkınlıktan gözleri açılarak 'niye?' diye sordu. 'Gerçekten belli bir sebebi yok' dedim, 'sadece yoruldum.' Bütün gece ağzını bıçak açmadı. Düşünüyordu. Bu hâli ise hayal kırıklığımı daha da artırmaktan başka bir işe yaramıyordu: işte, sıkıntısını dışarı vurmaktan bile aciz bir adamla evliydim. Ondan ne bekleyebilirdim ki! Sonunda sordu: 'seni caydırmak için ne yapabilirim?' Demek ki söyledikleri doğruydu: insanların mizacı asla değiştirilemiyordu. Son inanç kırıntılarım da kaybolmuştu. 'İşte mesele tam da bu' dedim. 'Sorunun cevabını kendin bulup kalbimi ikna edebilirsen kararımdan vazgeçebilirim.' 'Diyelim dağın tepesinde bir uçurum kenarında bir çiçek var. O çiçeği benim için koparmak, düşüp vücudunun bütün kemiklerinin kırılmasına, hattâ ölümüne mâl'olacak. Bunu benim için yapar mısın?' Yüzümü dikkatle inceledi ve 'Sana bunun cevabını yarın vereceğim' dedi. Bu cevapla son ümidim de yok olmuştu. Ertesi sabah uyandığımda evde yoktu. Boş bir süt şişesini mutfak masasının üzerine koymuş, altına da bir not bırakmıştı. 'Sevgilim' diye başlıyordu, 'O çiçeği senin için koparmazdım' Kalbim yine kırılmıştı. Okumaya devam ettim. 'Çünkü her zaman yaptığın gibi bilgisayarın altını üstüne getirip çökerttikten sonra monitörün önünde ağladığında, onu tekrar düzeltebilmem için ellerime ihtiyacım var.' 'Anahtarları her zaman evde unuttuğunu bildiğimden, senden önce eve varabilmem üzere koşmam gerektiğinden bacaklarıma ihtiyacım var.' 'Arabayı kullanmayı çok sevdiğin halde şehirde hep yolu kaybettiğinden, yolu gösterebilmem için gözlerime ihtiyacım var.' Sâdık arkadaşının her ayki ziyaretinde sebep olduğu, karnındaki krampları rahatlatabilmem için avuçlarıma ihtiyacım var.' 'Evde oturmayı sevdiğinden, içe kapanıklığını dağıtmak, can sıkıntını hafifletmek üzere sana şakalar yapabilmem, hikâyeler anlatabilmem için ağzıma ihtiyacım var.' 'Sabahtan akşama kadar bilgisayara bakmaktan gözlerinin bozulması kaçınılmaz olduğundan, yaşlandığımızda tırnaklarını kesebilmem, saçlarında -görülmesini istemediğin- beyaz telleri ayıklayabilmem, merdivenlerden aşağı inerken elini tutabilmem, çiçeklerin renginin - gençliğinde senin yüzünün rengi gibi olduğunu söyleyebilmem için gözlerime ihtiyacım var.' 'Ama seni benden daha fazla seven biri varsa, evet o uçuruma gidip, o çiçeği senin için koparırım bir tanem.' Baktım, mektuptaki yazının mürekkepleri yer yer dağılıyordu. Göz yaşlarım mektuba düşüyordu. 'Mektubu okuduysan ve kalbin ikna olduysa lüften kapıyı aç canım. Çok sevdiğin susamlı ekmek ve taze sütle kapıda bekliyorum.' Koşarak kapıyı açtım. Endişeli bir yüzle ve ellerinde sıkıca tuttuğu susamlı ekmek ve sütle kapının önündeydi. Artık çok iyi biliyordum: beni ondan daha çok kimse sevemezdi. O çiçeği uçurumun kenarında bırakmaya karar verdim. Bu gerçek aşktı. İlk yıllardaki heyecanlar içinde görmeye alıştığımız aşkın, seneler sonra o heyecanlar kaybolup gittiğinde, huzur ve durgunluk içinde de hep var olmaya devam ettiğini göremeyebiliyoruz. Oysa aşk hep vardır. Belki artık heyecansız, belki artık romantik değil... Belki sıkıcı, tekdüze, hatta belki yüzsüz... Ama hep oralarda bir yerdedir. Çiçekler ve romantik dakikalar ilişkinin başlaması için elbette.
Bir zaman sonra bunlar gitse de gerçek aşkın sütunu ebedi kalır.
Alıntı
22 Ağustos 2008
21 Ağustos 2008
20 Ağustos 2008
Ağlarım - Dj_Engin

19 Ağustos 2008
Temel Avcı Fıkrası - Dj_Engin
"- Yatın, tavşan deliği" demiş. Yatmışlar. Delikten tavşan çıkmış. Avlayıp yola devam etmişler. Yolda bakmışlar, daha büyük bir delik... Temel: "- Yatın tilki deliği" demiş. Yatmışlar. Tilki çıkmış, vurmuşlar. Sonra delik büyümüş: "- Yatın ayı ini" diye bağırmış Temel... Ayıyı da avlamışlar. Temel'in her şeyi bilmesinin rahatlığıyla keyiflenmiş avcılar... Bir süre sonra kocaman bir delik çıkmış karşılarına... Temel'e bakmışlar. Temel: "- Uşaklar" demiş, "...ne çikacağunu bilmeyrum. Siz yatın, ne çikarsa bahtumuza!" Ertesi gün gazetelerde şu haber varmış: "Dört avcı, tren altında kaldı."
17 Ağustos 2008
13 Ağustos 2008
6 Ağustos 2008
Söyleyemediklerimi Sen Anla - Kahraman TAZEOĞLU - Dj_Engin
Sesli Mp3 Şiir
İnandığım her şey adına yasak sorular sordum kendime
Bütün denklemlerin bir bilinmeyeni ben oldum
Sevgiyi sordum Neden bu kadar yalnızlık, sen söyle
Beş duyumu yitirdim kaç zaman
Anlayan yoktu
Yutkundum arsenik tadında
Kaçıyorum bu dünyadan
Nedenini hiç sorma
Bakışlarım benim değil artık
Sesim değiştiBu kez başka gittim
Bu kez başka gittim kendimden
Söylemeseler bilmeyecektim
Ağlayınca uzun ağlarım kimseler olmaz
Susmanın konuşmaktan zor olduğu anlardır bu
Anlar mısın Yaşam ne tuhaf bilmecedir
Sen anlıyorsun, biliyorsun
Her şeyi biliyorsun
Anlayamayan bendim
Yaşamın bir düş penceresi olmadığını
Çiçekleri severken dalları kırmak olmaz sanırdım
Aşkı kendi rengiyle taşıyıp, içimi sancılar bastığında
Avuçlarımda kederi eritip yürürüm sandım
Kimselerin bilmediği yerlere
Bütün tanımları değiştirip
Öylesine hesapsız, hiç beklenmedik sevgiler yaşarım sanırdım
Gözümün önünde vurdular beni
Birden bire bensiz kaldım
Durduk yerde ellerim üşüdü
Oysa bedenimde cehennem benzeri ateşler vardı
Sana her şeyi anlatmadım
Şimdi hangi aynaya baksam kimliksizim ben
5 Ağustos 2008
Gerçek Aşkımsın - Dj_Engin
Alıntı









